
Batı dünyası ile Arap dünyası arasındaki geçişi sağlayan Ürdün'ün ortadoğu
ülkelerinden farklı olarak petrolü yoktur. Şehirleri düzenli ve güzeldir.
Eğitim seviyeleri oldukça yüksektir. 5
milyonluk nüfusun yaklaşık 1,5 milyonu başkentte yaşar. Trafiği
düzenlidir. Şehir içi ve dışı yollar kalitelidir.
Ürdün tarihî ve turistlik yerler açısından oldukça zengin bir ülkedir. Ölüdeniz’iyle, Petra Harabeleri’yle
büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Hz. Musa’nın komutanlarından olan
Hz. Yuşa’nın mezarı da Ürdün topraklarındadır. Belga bölgesinde bulunan
mezar Kudüs’e doğru bakar.
Başkent Amman’dan yola çıktıktan
sonra Ölüdeniz 45 dakika sonra sizi karşılar. Yol
boyunca yükseltisi sürekli alçalan bir yere doğru hareket edildiğini
fark edersiniz. Ölüdeniz dünyanın en alçak noktasıdır. Deniz
seviyesinden 400 metre daha aşağıda olan bu denize, Arapça olarak
Bahrül Meyyit denir. Biz daha çok Lût Gölü olarak tanırız. Gölün
kendi derinliği de 400 metredir, yani Lût Gölü’nün tabanı deniz
seviyesinden tam 800 metre daha aşağıdadır.
Ölüdeniz, Ürdün’ün en çok
turist çeken noktalarından birisidir. Bu yüzden de etrafında yeterince
tesis ve otel bulmak mümkündür. Yaz-kış Ölüdeniz’e girip denizin keyfini
sürebilirsiniz. Denizin tuzluluk oranı % 30 civarındadır. Akdeniz’den 8.6 kez daha
tuzludur. Tuzluluk oranının çok yüksek
oluşundan dolayı içinde canlı yaşayamaz. Bu sebeple de adına
Ölüdeniz “Bahr-ül Meyyit” denir. Tuzdan dolayı müthiş bir
şekilde gözler yanar.
Tuzlu oluşunun negatif yönleri olsa da bir de artı tarafları vardır. Denizin üzerinde kitabınızı, gazete veya derginizi
rahatlıkla okuyabilirsiniz. Tuzluluk oranının
yüksek oluşundan dolayı su insanı batırmaz ve suyun yüzeyinde
tutar. Denizde yüzmeden, hatta hareket etmeden rahatlıkla
durabilir, sırtüstü yatabilirsiniz. Yüzme bilmeseniz bile denizin
yüzeyinde kalabilirsiniz, hatta batmak isteseniz bile batamazsınız. Volkanik bir bölge olması sebebiyle
sürekli sıcak suyun bulunması size doğal duş ortamlarını sağlar.
Tesislerde; çamurla tedavi, volkanik sıcak su ile masaj merkezleri bile
vardır.
Denizin
genel görüntüsü dışıında çevre görüntüsü kısmen Pamukkale’yi andırır. Denizdeki tuz ve minerallerin çokluğundan
dolayı deniz kıyısında sert, beyaz ve çok keskin tabakalar oluşmuştur. Bu
bakımdan kıyıda yalınayak dolaşmak imkânsızdır. Jilet gibi olan beyaz
yüzey hem deniz içinde hem de sahilde insanların ayaklarını keser.
Magnezyum Klorürden dolayı su, kaygan ve yağlı bir his verir. Ayrıca insanın gözünü oldukça yakar. İçeriğinde magnezyum, sodyum, potasyum, kalsiyum, bromid, iyodin, selenyum,
sülfür, manganez ve benzeri 29 çeşit mineral barındırmaktadır.
Bu tip tuzlar neden faydalıdır? Magnezyum, sıvıyı tutarak derinin yaşlanmasını yavaşlatır ve sinir sistemini
sakinleştirir.
Kalsiyum, vücutta su birikiminin önlenmesinde, sirkülasyonun
artmasında ve kemikler ile tırnakların güçlenmesinde etkilidir.
Potasyum,
vücuda enerji verir, derideki nem oranını dengeler ve ilerideki yoğun egzersizler
için yeniden enerji depolama açısından çok önemlidir.
Bromür asit tuzları,
kas gerginliğini hafifletir ve kasları rahatlatır.
Sodyum, lenfatik sıvı
dengesi (bağışıklık sisteminin işlevini görmesine yardımcıdır) için önemlidir.
Bu mucizevi iyileştirici sular, 2000 yıldan da önceki zamanlara dayanan bir
şöhrete sahiptir. Geçmişte olduğu gibi, Ölüdeniz, bir çok konaklama yerleri ve
Spa tedavileri ile her yıl on binlerce ziyaretçiyi cezbetmeye devam etmektedir.
Modern bilim, eşsiz mineral içeriği ile onun tedavi edici ve gençleştirici
özelliklerini kanıtlamış bulunmaktadır. Onun zengin mineralli sularında yıkanmak
için dünyanın her tarafından gelen insanlarla, doğal sağlık tedavisi ve güzellik
bakımı nedeniyle Ölüdeniz -Lût Gölü-, tanınmış bir merkez haline gelmiştir.
Deniz tuzu elde etmek için deniz bilinçli olarak kurutulur. Bu amaçla deniz kıyısında oluşturulan küçük yapay havuzlardaki su buharlaştığında geriye tuz kalır. Kuruduğu zaman toplanmaya hazırdır.
Denizler kuruduklarında tuz kristalleşir, tuz denizleri ve kupkuru tuz çölleri oluşur. Ve bu tuz birikimlerinden de milyonlarca yıl içinde kilometre kalınlığında kayalar büyür. Kaya tuzu dediğimiz tuz işte bu tür tuz kayalarından elde edilir.
Lût gölü tarihte yaklaşık M.Ö. 1800’lü yıllarda oluşmuştur. Sodom ve
Gomore şehrinin yok olmasına tanıklık etmesi bakımından da oldukça
önemli bir yerdir. Lût kavminin helak edildiği bu topraklarda o zamanki
medeniyetten eser bulmak imkânsızdır.

Hz. Musa Mısır’dan ayrıldıktan sonra bu topraklara gelmiş. Kudüs’e gidememiş, Nibu Dağı'ndan o mekânları ancak seyredebilmiş. Bugün bu tepelerden bakarken akşam olup da Kudüs’ün ışıkları yanmaya başlayınca daha iyi anlıyorsunuz aradaki mesafenin kısalığını.
Hz. Musa’nın komutanlarından olan Hz. Yuşa’nın mezarı da aynı şekilde Ürdün topraklarında. Belga bölgesi denilen bölgede olan mezar aynen Nibu Dağı’nda olduğu gibi Kudüs’e doğru bakıyor.
Dilerseniz bölgede kaldığınız süre boyunca Amman şehri, Nibo dağı, İsa'nın vaftiz edildiği Bethany, ve bölgeden yaklaşık 250 km uzaklıktaki Petra Harabelerini ziyaret edebilirsiniz.
Movenpick Resort & Spa Dead Sea

Ölüdeniz'in kuzey kıyılarında yer alan tesis, geleneksel bölge köylerinden ilham alınarak tasarlanmış lüks konaklama imkanı sunar.
Bünyesindeki ZARA Spa'da, Ölüdeniz'in tüm terapi faydalarından yararlanılarak sağlık ve güzellikle ilgili bakımlar gerçekleştirilir. 6 bin metrekarelik bir alanda hydro havuzlar, tuz konsantrasyonlu havuzlar, buhar odaları, tropik duşlar, 24 bakım odası, VIP terapi suiti ve 70e yakın bakım ve masaj uygulaması yer alır.
Özel kumsal plajı, ısıtmalı kış havuzu, yazlık plaj havuzu, jakuzi, tenis kortu ve büyük bir fitness salonu gibi imkanlar sunar.
Amman Havaalanı 70 km mesafededir.
The Jordan Valley Marriott Resort & Spa

Dağlar ve Ölüdeniz arasında, Ölüdeniz'in kuzeydoğu kıyısında yer alan tesiste, Ölüdeniz'den elde edilen doğal elementler kullanılarak spa tedavileri gerçekleşmektedir.
Kumsal plajı, kapalı ve ısıtmalı açık havuzları bulunur.
Spa tedavileri kapsamında vücut sarmalı, yüz bakımları, masajlar, buhar odası tedavisi, terapi banyoları, balmumu uygulaması yer almaktadır.
Bölgede yürüyüş yapılabilir, yakın bölgelere tur düzenlenebilir, Al Bisharat Golf Klübü'nde golf oynanabilir. Nebo dağı ve Ürdün Nehri gibi kutsal alanlara oldukça yakındır.
Amman Havaalanı 1 saatlik mesafededir.
Kempinski Hotel Ishtar Dead Sea
Babil'in Asma Bahçeleri'nden ilham alınarak tasarlanmış tesis, lagünler, şelaleler ve özel havuzlar ile bezeli geniş bir bahçe içinde yer alır. Arap stilindeki otel binası dışında, daha lüks bir konaklama arayanlara Ishtar Villaları butik hizmet verir.
9 adet tatlı su havuzu ve gimnazyum bulunur. Ülkenin en uzun plajına sahiptir.
Anantara Spa, 20 bakım odası, 28 spa suiti, açık hava terapi alanları ile 10bin metrekarelik bir alanda arınma imkanı sunar.
Yeni açılan butik spa'da 5 bakım odası yer alır.
Amman Havaalanı 1 saatlik mesafededir. Marriott'un yanındadır.